Temelde, yeni başlayanların en büyük korkusu ölçüyü tutturamamaktır. Benmari ile ilgili temel oranları, kıvam kontrolünü ve ilk denemede işe yarayacak basit ipuçlarını sade bir dille aktarıyoruz.
Sonuç olarak, tarifi baştan sona okumadan işe başlamak da ayrı bir risktir. Bekletme süreleri, ön hazırlıklar ve fırın ısıtma adımları çoğu zaman metnin ortasında saklıdır.
Bununla birlikte, internette dolaşan her tarif denenmiş değildir; bazıları kopyalanırken ölçüsü bozulmuş, bazıları hiç mutfağa girmemiştir. Benmari konusunda güvenilir bir kaynağın işareti, malzeme miktarlarının tutarlı olması ve adımların neden yapıldığını açıklamasıdır.
Aynı tarif farklı ellerde farklı sonuç veriyorsa sorun genellikle malzemede değil alışkanlıklardadır. Benmari ile ilgili en yaygın hata, tencereyi fazla doldurup malzemenin kavrulmak yerine haşlanmasına yol açmaktır.
Bir diğer sık rastlanan yanlış, tarifte yazan bekleme sürelerini gereksiz görüp atlamaktır. Dinlendirme, marine etme ve soğutma adımları lezzetin oturması için ayrılmış zamanlardır.
Uygulamada, benmari konusunda en belirleyici aşama, ısı ve süre dengesini doğru kurmaktır. Malzemeyi tencereye atma sırasını değiştirmek bile sonuçtaki kıvamı ve tadı gözle görülür biçimde etkiler.
Uygulamada, aynı anda yapılabilecek işleri üst üste bindirmek büyük fark yaratır; su kaynarken sebzeyi hazırlamak gibi. Benmari konusunda kısa bir sıra listesi yazmak, adım atlamayı da önler.
Baharat, eksik lezzeti kapatmak için değil, var olanı öne çıkarmak için kullanılır. Benmari ile ilgili denemelerde tek seferde tek baharat değiştirmek, hangi tadın nereden geldiğini anlamanızı sağlar.
En doğru yol malzemeleri gram cinsinden tartıp her birinin değerini toplamak ve çıkan sonucu porsiyon sayısına bölmektir. Pişirme yağı, sos ve şeker gibi küçük görünen kalemler toplamı belirgin şekilde yükselttiği için mutlaka hesaba dahil edilmelidir. Tam kesin sayılar yerine yaklaşık bir aralık düşünmek, günlük planlama için genellikle yeterlidir.
Sulu yemekleri kısık ateşte, bir iki kaşık su ekleyerek ısıtmak kurumayı engeller ve tadı tazeler. Fırın yemekleri ve hamur işlerinde 160 santigrat derecede üzeri folyolu ısıtma, mikrodalgaya göre çok daha iyi sonuç verir. Aynı porsiyonu tekrar tekrar ısıtmaktan kaçınıp yalnızca yiyeceğiniz kadarını ayırmanız hem lezzet hem güvenlik açısından doğrudur.
Öte yandan, tariflerde verilen ölçüler genellikle 4 kişilik porsiyona göre hesaplanır, bu yüzden kişi sayısını değiştirdiğinizde tüm malzemeleri aynı oranda artırıp azaltmanız gerekir. Un, süt gibi temel malzemelerde su bardağı yerine mutfak terazisi kullanmak sonucu çok daha tutarlı hale getirir. Baharat ve tuz miktarını ise oranla değil, damak tadınıza göre azar azar ekleyerek ayarlayın.
Pişmiş yemeklerin çoğu hava almayan kaplarda derin dondurucuda 2 ile 3 ay arasında lezzetini korur. Sulu yemekleri porsiyonlara ayırıp üzerine tarih yazarak dondurmak, hem çözdürmeyi kolaylaştırır hem de israfı önler. Patates ve süt bazlı soslar donduktan sonra doku değiştirebileceği için bu tür yemekleri taze tüketmek daha iyi sonuç verir.
Genellikle, yanına ne yakışacağını merak ediyorsanız hafif bir salata ya da ev yapımı bir sos denemekten çekinmeyin; ikisi de tabağı tamamlar.